Cosmos Hangi Dilde? Bir Kayseri Akşamında Başlayan Küçük Bir Merak
Kayseri’de yaşadığım eski bir kış akşamını hâlâ çok net hatırlıyorum. O gün odamın penceresinden dışarı bakarken Erciyes’in beyaz örtüsünü izliyordum. Hava soğuktu, sokak lambalarının altında ince ince kar taneleri süzülüyordu. Masamın üzerinde her zamanki gibi günlük defterim duruyordu. 25 yaşındaydım ve kendimi bildim bileli hissettiklerimi yazıya dökmeye çalışıyordum.
Bazen insanın içinde cevap bekleyen sorular birikir. Benim de o dönemlerde kafamın içinde sürekli dolaşan pek çok soru vardı. Hayatımın nereye gittiğini, hayallerimin peşinden ne kadar koşabileceğimi, dünyada kendime nasıl bir yer bulacağımı düşünüyordum. O akşam da günlüğümün bir sayfasına uzun uzun duygularımı yazdıktan sonra karşıma çıkan küçük bir kelime beni bambaşka bir düşüncenin içine sürükledi: Cosmos.
Bu kelimeyi daha önce defalarca görmüştüm ama o gece farklı hissettirdi. Sanki içinde büyük bir anlam saklıydı. Hemen kendi kendime sordum: “Cosmos hangi dilde?”
Belki de bu basit soru, o akşam içimde yeni bir merak kapısı açtı.
Bir Kelimenin Peşinden Giden Duygularım
Günlüğümde küçük soruların peşinden gitmeyi severim. Çünkü bazen en sıradan görünen kelimeler bile insanın önünde büyük dünyalar açabilir. Cosmos kelimesi de benim için böyle oldu.
İlk öğrendiğim şey, “Cosmos” kelimesinin kökeninin Eski Yunancaya dayandığıydı. Eski Yunancada “kosmos” kelimesi düzen, uyum, evren ve bütünlük gibi anlamlara geliyordu. Bu bilgiyi öğrendiğim anda garip bir heyecan hissettim. Çünkü kelimenin sadece gökyüzündeki yıldızları değil, aynı zamanda bir düzen fikrini de anlattığını fark ettim.
O an kendimi çocukluğuma dönerken buldum. Küçükken yaz gecelerinde balkona çıkıp yıldızlara bakardım. O sonsuz görüntü karşısında hem küçücük olduğumu hissederdim hem de büyük bir şeyin parçası olduğumu düşünürdüm. Belki de Cosmos kelimesinin bende bu kadar derin bir etki bırakmasının sebebi buydu.
Bir kelime, yıllar öncesindeki bir anımı yeniden canlandırmıştı.
Cosmos Hangi Dilde Sorusu Bana Neleri Hatırlattı?
Bazı kelimeler sadece anlam taşımaz, aynı zamanda anıları da beraberinde getirir. Cosmos kelimesi benim için yalnızca “evren” anlamına gelen bir ifade olmadı. Bana merak etmeyi, öğrenmeyi ve hayata farklı gözlerle bakmayı hatırlattı.
O dönemde biraz hayal kırıklığı içindeydim. Kendimi bazen yeterince başarılı değilmişim gibi hissediyordum. Çevremdeki insanların hayatlarında büyük adımlar attığını görüyor, kendi yolumda ilerleyip ilerlemediğimi sorguluyordum. Açıkçası zaman zaman umutsuzluğa kapılıyordum.
Ama o küçük araştırma bana farklı bir his verdi. Evrenin bile milyarlarca parçadan oluştuğunu düşününce, insan hayatındaki küçük adımların da değerli olduğunu fark ettim. Her şeyin hemen gerçekleşmesi gerekmiyordu. Bazen bir insanın kendini bulması için sadece doğru soruyu sorması gerekiyordu.
Benim doğru sorum o gece “Cosmos hangi dilde?” olmuştu.
Günlüğümdeki Cosmos Sayfası
Ertesi gün günlük defterimi açtığımda önceki gece yazdıklarımı tekrar okudum. Sayfanın kenarına büyük harflerle “Cosmos” yazmıştım. Altına da birkaç cümle eklemiştim.
“Belki de hayat, birbirinden kopuk sandığımız parçaların aslında bir bütün oluşturmasıdır.”
Bu cümleyi yazarken ne kadar etkilendiğimi bugün bile hatırlıyorum. Çünkü gerçekten de hayatımda yaşadığım olayları ayrı ayrı görüyordum. Başarısızlıklarım, korkularım, mutluluklarım, hayallerim… Hepsi farklı parçalarmış gibi geliyordu.
Fakat Cosmos kelimesinin anlamını öğrendikten sonra başka türlü düşünmeye başladım. Belki de bütün bu parçalar bir düzenin içindeydi. Belki yaşadığım zor günler bile beni gelecekteki bir noktaya hazırlıyordu.
Bu düşünce bana umut verdi.
Kayseri Sokaklarında Gelen Bir Farkındalık
İlginizi Çekebilecek İçerik: Cilt bakım ürünleri zararlı mıdır ?
Birkaç gün sonra Kayseri’nin eski sokaklarında yürürken aklım hâlâ Cosmos kelimesindeydi. Soğuk havaya rağmen dışarı çıkmıştım. İnsanların telaşla yürüdüğünü, dükkânların ışıklarının yanıp söndüğünü, şehrin kendi ritmiyle devam ettiğini izliyordum.
Bir anda şunu düşündüm: Her insan kendi küçük evrenini taşıyor.
Yanımdan geçen yaşlı bir adam belki geçmişindeki anıları düşünüyordu. Bir kafede oturan gençler gelecek hayallerinden bahsediyordu. Bir dükkân sahibi günün yorgunluğunu üzerinden atmaya çalışıyordu. Herkes kendi hikâyesinin içinde yaşıyordu.
İşte o anda Cosmos kelimesinin anlamı benim için daha da genişledi. Evren sadece uzaktaki yıldızlardan ibaret değildi. İnsanların duyguları, hayalleri ve yaşadıkları da büyük bir bütünün parçalarıydı.
Bunu fark ettiğimde içimde uzun zamandır hissetmediğim bir sakinlik oluştu.
Cosmos Kelimesinin Ardındaki Eski Dünya
Cosmos kelimesinin Eski Yunancadan gelmesi bana tarih boyunca insanların evreni anlamaya çalıştığını gösterdi. Binlerce yıl önce yaşayan insanlar da gökyüzüne bakıyor, aynı soruları soruyor ve varoluşun anlamını araştırıyordu.
Bu düşünce beni çok etkiledi. Çünkü insanlık değişse de bazı duygular hiç değişmiyordu. Merak, korku, umut ve hayranlık… Bunlar yüzyıllar boyunca insanların içinde aynı şekilde var olmuştu.
Bir kelimenin geçmişine bakmak aslında insanlığın geçmişine bakmak gibiydi.
Cosmos hangi dilde sorusu, beni sadece bir dil bilgisi cevabına götürmedi. Bana insanların dünyayı nasıl anlamlandırmaya çalıştığını gösterdi.
Küçük Bir Sorunun Büyük Bir Etkisi
Bazen hayatımızda büyük değişimler büyük olaylarla başlamaz. Bazen küçük bir soru, uzun zamandır kapalı duran bir kapıyı açar.
Benim için de böyle oldu. Cosmos kelimesini merak ettiğim gece, hayatımın bütün sorunları çözülmedi. Ertesi sabah her şey mükemmel hale gelmedi. Hâlâ endişelerim vardı, hâlâ gelecekle ilgili düşündüğüm zaman korktuğum anlar oluyordu.
Ama bir şey değişmişti.
Artık kendime daha farklı bakıyordum. Hatalarımı sadece başarısızlık olarak görmemeye başlamıştım. Yaşadığım zorlukların da hayatımın bir parçası olduğunu kabul etmeye başlamıştım.
Bu benim için büyük bir adımdı.
Bir Kelimenin Bana Öğrettiği Ders
Bugün hâlâ günlük tutmaya devam ediyorum. Bazen geçmiş sayfalarımı açıp eski düşüncelerimi okuyorum. Cosmos kelimesini yazdığım sayfa da hâlâ duruyor.
O sayfaya baktığımda kendimi hatırlıyorum. Kafası karışık, geleceğini merak eden, bazen umutsuzluğa düşen ama yine de cevap aramaktan vazgeçmeyen genç halimi görüyorum.
Cosmos bana şunu öğretti: İnsan hayatı da bir düzen arayışıdır.
Herkes kendi yolunu bulmaya çalışır. Kimi zaman kaybolur, kimi zaman yeniden başlar. Kimi zaman beklediği cevabı hemen bulamaz. Ama önemli olan aramaya devam etmektir.
Ben de o günden sonra daha fazla soru sormaya başladım. Çünkü soruların insanı geliştirdiğine inanıyorum.
Cosmos Hangi Dilde? Cevaptan Daha Fazlası
Bugün biri bana “Cosmos hangi dilde?” diye sorsa, sadece “Eski Yunanca kökenli bir kelime” demem. Çünkü benim için bu kelimenin anlamı bundan çok daha fazlası.
Cosmos, bana soğuk bir Kayseri akşamını hatırlatıyor. Masamın üzerindeki günlük defterini, pencereden izlediğim kar tanelerini ve içimde yeniden doğan umudu hatırlatıyor.
Bir kelimenin insanın hayatına bu kadar dokunabileceğini hiç düşünmezdim. Ama bazı kelimeler vardır, onları öğrendiğiniz anda sadece bilginizi değil, bakış açınızı da değiştirir.
Cosmos benim için böyle bir kelime oldu.
Belki de hayatın güzelliği burada saklıdır. Her gün fark etmeden yeni anlamlarla karşılaşırız. Bir kitapta, bir konuşmada, eski bir kelimede ya da gökyüzüne bakarken…
Önemli olan sadece görmek değil, hissetmektir.
Ben o gece Cosmos kelimesini öğrendim. Ama aslında öğrendiğim şey bir kelimenin anlamından çok daha büyüktü. Kendi küçük dünyamın da büyük bir bütünün parçası olduğunu hissettim.
Ve uzun zamandır ilk kez geleceğe bakarken korkudan çok umut hissettim.
Giha ekibi olarak “Cosmos hangi dilde” konusunu sizlerle paylaşmaktan mutluluk duyduk. Sağlıklı ve mutlu günler!