Hakimiyet-i Milliye Ne Zaman Çıkartıldı? Antropolojik Bir Perspektifle Dünya üzerindeki tüm toplumlar, kendilerini ve dünyayı anlamlandırmak için çeşitli semboller, ritüeller ve tarihsel süreçler yaratmışlardır. Bu toplumsal yapılar, bir milletin kimliğini şekillendirirken, geçmişin izleriyle, kültürün derinliklerine işleyen güçlü etkiler bırakır. İşte, bu tür semboller ve ritüellerin bir parçası olarak, “Hakimiyet-i Milliye” ifadesi, Türk toplumunun tarihinde sadece bir kavram olmanın ötesine geçerek, kültürel ve toplumsal bir anlam kazanmıştır. Peki, Hakimiyet-i Milliye ne zaman ve nasıl ortaya çıktı? Bu kavramın derinliklerine indiğimizde, sadece bir dönüm noktasını değil, milletin kimlik inşasının da nasıl şekillendiğini daha iyi anlayabiliriz. Her kültür, kendi kimliğini oluştururken, hem geçmişin…
Yorum BırakNeşeli Bilgi Köşesi Yazılar
Case Eğitimi Nedir? Hayatla ve Verilerle Birleştirilen Bir Yaklaşım Bugün size, zamanında benim de biraz kafa karıştıran ama sonradan hayatımın en kıymetli eğitimlerinden birine dönüşen bir konuyu anlatacağım: Case eğitimi nedir? İlk duyduğumda, “Bu ne ya, bir davayı mı çözüyoruz?” diye düşünmüştüm. Ama zamanla fark ettim ki, case eğitimi, sadece bir eğitim yöntemi değil, aynı zamanda gerçek hayatla iç içe geçmiş, verilerle beslenecek şekilde tasarlanmış bir deneyim. Hadi gelin, biraz daha detaylandırayım. Çocukluktan İş Hayatına: Hikâyemi Nasıl Kesitlere Ayırdım? Bazı anlar vardır, hayatı tek bir cümlede özetleriz. Benim için çocuklukta en fazla oyun oynadığım yer, okulda ise derslerden en fazla…
Yorum BırakDolgu Hesabı: Ekonomik Seçimler ve Kıt Kaynaklar Üzerine Bir Düşünce Hayat, her anında yapmamız gereken seçimlerle doludur. Seçimlerimiz, çoğu zaman farkında olmadığımız bir şekilde, ekonomik kararlarla iç içedir. Kaynaklar kıttır ve her seçim, başka bir fırsattan vazgeçmek anlamına gelir. Ekonomistlerin baktığı yerden, bu kıtlık ve seçimlerin birbirine bağlı dinamikleri, yalnızca bireysel değil, toplumsal düzeyde de büyük sonuçlar doğurur. Dolgu hesabı, bu ekonomik seçimlerin ve kıt kaynakların değerinin hesaplanmasında önemli bir rol oynar. Peki, dolgu hesabı nedir ve nasıl yapılır? Bu soruya yanıt verirken, mikroekonomi, makroekonomi ve davranışsal ekonomi çerçevesinde, piyasaların, bireysel kararların ve kamu politikalarının bu hesaplamalar üzerindeki etkilerini inceleyeceğiz.…
Yorum BırakDemuraj Ücreti Nedir? Psikolojik Bir Mercekten Bakış Hayatımızda birçok şeyin bedeli vardır. Bu bedeller genellikle ekonomik, fiziksel ya da zamanla ölçülür. Ancak bazen, bir hizmetin ya da ürünün gerçek değerini anlamak için daha derin bir bakış açısına ihtiyaç duyarız. Örneğin, demuraj ücreti… Bu terim, bir konteynerin belirli bir süre taşınmaması ya da bir ürünün belirlenen süreden fazla depolanması durumunda uygulanan ek bir ücreti ifade eder. İlk bakışta, bunun yalnızca lojistik ve ticaretle ilgili bir ekonomik konu olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak gerçekte, bu ücretin arkasında insana dair psikolojik bir hikaye yatar. Peki, bir demuraj ücretini ödemek zorunda kalan kişi ya da şirket…
Yorum BırakA ve B Kümesi Nedir? Kaynakların Kıtlığı ve Seçimlerin Sonuçları Üzerine Bir Düşünce Bir insan olarak kaynakların sınırlı olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Sınırlı zaman, sınırlı sermaye, sınırlı doğal kaynaklar… Her seçim bir diğerini dışlıyor; bu durum ekonomik düşüncenin merkezinde yer alır. Kaynakların kıtlığı ile yüzleştiğimizde, avantajlı seçeneklerin bir araya geldiği kümeler (örneğin A ve B) arasında nasıl karar verdiğimiz, bir toplumun refahını, piyasa dinamiklerini ve kamu politikalarının etkinliğini belirler. A kümesi ve B kümesi birbirinden bağımsız tanımlanabilir özelliklere sahip öğeler topluluğudur. Matematiksel olarak kümeler; belirli özellikleri taşıyan öğelerin topluluğu iken, ekonomi perspektifinde bu kümeler karar seçenekleri, piyasa segmentleri, faktör dağılımları…
Yorum BırakMuhasebede Öz Kaynak Nedir? Toplumsal Bir Bakış Toplum, dinamik ve çok katmanlı bir yapıya sahiptir. Her birey bu yapının bir parçası olarak, kendi rolünü ve işlevini yerine getirir. Bir araştırmacı olarak, toplumsal yapıları ve bireylerin bu yapılarla etkileşimini anlamak için hep şunu merak ederim: İnsanlar, işlevlerini nasıl biçimlendirir? Muhasebe, bir finansal süreç gibi görünse de, aslında bu soruya dair derin toplumsal anlamlar taşır. Muhasebede yer alan “öz kaynak” kavramı da bu anlamları içinde barındıran bir öğedir. Bu yazıda, muhasebe terimlerinden çok, toplumsal yapılar, cinsiyet rolleri ve kültürel pratiklerin nasıl ekonomi ve iş dünyasında şekil bulduğunu tartışacağım. Öz Kaynak: Muhasebenin Temel…
Yorum BırakKablolu TV Aylık Ücreti Ne Kadar? İnsan Davranışlarının Psikolojik Derinliklerine Yolculuk Giriş: İnsan Davranışlarını Çözümleyen Bir Psikologun Meraklı Girişi Bireylerin günlük yaşamlarındaki kararlar, harcamalar ve tercihler, bazen yalnızca pratik birer seçim gibi görünse de, arkasında karmaşık psikolojik süreçler yatmaktadır. Kablolu TV’nin aylık ücretini ödemek gibi rutin bir karar dahi, kişinin duygusal, bilişsel ve sosyal yapısına etki edebilir. Bir psikolog olarak, insanların bu tür kararlar verirken bilinçli ya da bilinçsiz olarak hangi psikolojik faktörleri devreye soktuğunu merak ediyorum. Kablolu TV gibi bir ödeme, sadece finansal bir yükümlülük değil; aynı zamanda insanın değerleri, alışkanlıkları ve toplumsal bağlamı ile de şekillenen bir seçimdir.…
Yorum BırakJel Akü Ömrü Nasıl Uzatılır? Siyaset, Güç ve Sürdürülebilirlik Bağlamında Bir İnceleme Toplumlar ve bireyler, enerji kaynakları ve teknolojilerle ilişkilerini sürekli olarak yeniden şekillendiriyor. Bu, tıpkı devletin halkla olan ilişkisine benzer bir biçimde, birbirine bağlı bir güç dinamiği oluşturuyor. Teknolojik araçlar, özellikle sürdürülebilirlik ve verimlilik bağlamında, toplumsal düzenin yeniden yapılandırılmasında önemli bir rol oynuyor. Jel akülerin ömrü nasıl uzatılır sorusu da tam bu noktada devreye giriyor; çünkü bir teknolojinin verimli kullanımı, tıpkı bir demokraside yurttaşlık haklarının etkin kullanımı gibi, bir takım sorumlulukları ve bilinçli kararları gerektiriyor. Bu yazıda, jel akülerin ömrünü uzatma stratejilerini ele alırken, bu sorunun gücün, iktidarın ve…
Yorum BırakÖzledim Seni Özledim: Felsefi Bir İnceleme Bir cümle ne kadar basit olabilir ki? “Özledim seni, özledim” — iki sözcük, ama bir yüzyılın duygusal yükünü taşır. Sadece bu kelimeler bile bir insanın kalbinde bir boşluk, bir arayış ya da bir kayıp hissiyatı uyandırabilir. Kim söylüyor? Bu basit ama derin ifadeyi kim dile getiriyor ve neden? Sadece bir sevda türküsü mü, yoksa bir varoluşsal sorgulama mı? Bu soruya duyduğumuz içsel itki, felsefi düşünceyi harekete geçirebilir. Bir kişiye özlem duymak, zaman, mekân ve varlık arasındaki ilişkiyi sorgulamamıza neden olur. Bir özlem duygusu, ne yalnızca geçmişin, ne de sadece bugünün bir parçasıdır. Geçmişin izleri…
Yorum BırakArapça Nasıl Merhaba Denir? Dilin Derinliklerine Yolculuk Bir gün, sevdiğiniz bir arkadaşı karşılamak için, belki de bir tatil beldesinde, ya da yeni tanıştığınız biriyle sohbet etmeye başladığınızda, “merhaba” demek isteyebilirsiniz. Ancak bu basit kelime, aslında bir kültürün, bir toplumun, bir dilin içinde barındırdığı anlamlar ve geleneklerle dolu bir kapıdır. Bir dilin selamlaşma biçimi, sadece kelimelerden ibaret değildir; insan ilişkilerini, tarihini, değerlerini ve toplumsal yapısını yansıtır. Peki, Arapça’da merhaba demek nasıl olur? Bu yazıda, Arapçanın farklı selamlaşma biçimlerini, kültürel bağlamlarını ve bu kelimenin dilsel köklerini derinlemesine inceleyeceğiz. Arapça’da Merhaba: Temel Kavramlar ve Anlamlar Arapça, tarihsel olarak zengin bir dil olmasının yanı…
Yorum Bırak