Kömürün Çeşitleri Nelerdir? Bir Kömür Yığını Arasında Kaybolmuş Hisler
Bir Kaybolan Umut: Kömür Yığınları Arasında
Kayseri’nin o soğuk kış akşamlarında, şehirdeki her evde bir soba yanar, karanlıklar biraz olsun aydınlanır. Yalnızca evleri değil, kalpleri de ısıtır gibi… Ama o akşam, evin içinde beklediğim sıcaklık yerine başka bir şey vardı: Bir tür boşluk, bir tür hüzün. Soba her zamanki gibi yanıyordu ama ben, kömürlerin çeşitleri hakkında bildiklerimi sorgulamaktan alıkoyamıyordum kendimi. O kadar farklıydılar ki, her biri bir başka hayal kırıklığını, umudu ya da kararsızlığı simgeliyordu.
Baba o gün sabah erken saatlerde almıştı kömürleri. Yılın ilk kömür alışverişiydi. “Kömürün çeşitleri nelerdir?” diye sordum içimden. Yine de bir yandan onunla, bu kadar yoğun ve soğuk geçen günün sonunda eve dönerken yaşadığım kararsızlıkla savaşıyordum. İşte o an, kömürlerin çeşitlerini düşündüm; tahta kömürü, taş kömürü, linyit… Ama en çok, içimden bir ses, bunların sadece adları olduğuna ve her birinin de kendine has bir enerjisi olduğuna dair bir hissiyat uyandırıyordu.
Taş Kömürü ve İçindeki Kararsızlık
Baba taş kömüründen almıştı. Birçok kişi taş kömürünün daha verimli olduğunu söylese de ben her zaman içinde bir şeylerin eksik olduğunu hissediyorum. Taş kömürü o kadar sıkışmış, o kadar yoğun ki; içinde bir tür hayal kırıklığı var. Dışarıya çıkmaya, yakılmaya bile cesaret edemiyor gibi. Hatta babamın “Yüksek kalorili, çok daha uzun süre dayanır” dediğini hatırlıyorum. Ama bu yoğunluk, aslında insanın içindeki boşluğu nasıl dolduracağını bilmediği, sıkışmış bir duyguyu çağrıştırıyor.
Taş kömürü yandığında, evin içinde sanki bir şeyler gıcırdamaya başlar, aniden her şeyin sıkıştığını hissedersiniz. Ne kadar iyi yakarsanız yakınız, bir yere ulaşamazsınız. Taş kömürü de tıpkı hayatın getirdiği o yoğun anlar gibi; aslında bu kadar yoğun ama bir o kadar da kişiyi daraltan bir şey… Sonra bir an, babamın o akşamki konuşmalarını hatırladım: “Bazen taş gibi sert olan her şey, içinde gizli bir ışıltı barındırır,” demişti. Ama o ışıltıyı bulmak, çıkarabilmek her zaman bu kadar kolay değildi.
Linyit: Duygusal Bir Bağ
Linyit ise farklı bir hikayeydi. Çok daha yumuşak, daha hızlı tükenen ama aynı zamanda hemen ısınan bir kömür. Bazen, linyit gibi insanlar var: Hepsi çok parlak, çok hızlı ama bir o kadar da çabuk tükeniyor. Linyit, kısa süreli de olsa, gerçek bir sıcaklık sağlar. Evdeki soba, bu yumuşak kömürü tutarken gerçekten çok güzel bir ısınma sağlar. Ama sonra o ısı birden kaybolur ve sobanın üstü dumanla dolar. Bazen hayatta böyle anlar yaşarız; hızlıca gelir, hemen geçer. Linyit gibi, hafif ama geçici. Hayatın getirdiği o anlık mutluluklar gibi: Kısa ama yoğun.
Baba her sene birkaç torba linyit de alır. “Bunu da al, biraz çabuk ısınırız,” der. Ama içimden her zaman “Ne kadar çabuk olursa o kadar çabuk geçer” diye geçer. Linyit, o geçici olan şeylere dair bir hatırlatmadır. Hayatın hızla geçmesini izlerken, belki de uzun süreli mutluluğu ve huzuru bulmak için bir süre beklemeliyiz.
Tahta Kömürü: Hüzünlü Bir Bekleyiş
Ve en son, tahta kömürü… İçimde bir tür sakinlik ve bekleyiş barındıran bu kömür, belki de bana en çok hitap edendir. Tahta kömürü, yavaşça ama kararlı bir şekilde yanar. Ne acele eder, ne de eksik bırakır. Tahta kömürü gibi insanlar da vardır hayatımızda: Zamanla, ama her zaman, sabırla. Onlar, tüm dünyadaki en gerçekçi insanlardır. Tahta kömürü belki de “gerçek” bir sıcaklık sağlar, çünkü sabırla yakılır, hiçbir zaman acele etmez.
O akşam, babamın sobayı kurarken kullandığı tahta kömürlerini izlerken düşündüm; her bir kömürün kendine özgü bir şekli, bir yapısı vardı. Tahta kömürü gibi olanlar, belki de en doğru tercih olanlardır. Çünkü her şeyin zamanla doğru olacağına inanırız, sabırla bir şeyleri bekleriz ve sonunda her şey dengenin içinde kaybolur.
Sonuç: Kömürün Çeşitleri ve İçimdeki Karmaşa
Kömürün çeşitleri aslında dışarıdaki dünyadan çok daha fazlasıdır. Taş kömürü, linyit ve tahta kömürü… Bunlar sadece birer kömür türü değil, birer yaşam biçimi, birer duygu durumudur. Her biri farklı bir sürekliliği, farklı bir sıcaklığı ve aynı zamanda farklı bir duyguyu içinde barındırır. O akşam, sobanın başında düşünürken, her bir kömür türü benim içimdeki kararsızlıkları, umutları, hayal kırıklıklarını yansıtıyordu.
Belki de en önemli şey, hangi tür kömürü kullandığımızdan ziyade, onunla geçirdiğimiz zamanı nasıl değerlendirdiğimizdir. Hangi kömür türü daha uzun süre yanarsa yansın, sonunda hepsi tükenir ve geriye sadece o anın hatırası kalır. Hayatta her şeyin geçici olduğunu, ama en önemli şeyin, her anı nasıl yaşadığımızı unutmamak gerektiğini bir kez daha fark ettim.